17 Ocak 2024 Çarşamba

GLUTATYON

Glutatyon, bağışıklık sisteminizi güçlendirmenin yanı sıra hücresel hasarı önlemeye ve tersine çevirmeye yardımcı olan bir antioksidandır. Yediğiniz yiyeceklerden gelen çoğu antioksidanın aksine, glutatyon doğal olarak karaciğerdeki hücreler tarafından üretilir. Glutatyon, bağışıklık sistemini güçlendirmek, gençleştirmek, gıdalardaki besin maddelerinin parçalanmasına yardımcı olmak ve Alzheimer, Parkinson, diyabet, bazı kanser türleri ve kalp hastalığı gibi kronik hastalıklara karşı korunmak da dahil olmak üzere genel sağlıkta bir dizi rol oynar. Glutatyon seviyeleri, yaşla birlikte doğal olarak ve ayrıca karaciğer hastalığı, uykusuzluk ve kronik stres gibi sağlık koşullarından dolayı azalma eğilimindedir.

Glutatyon sistein, glutamin ve glisinden oluşur. Glutatyon bir sülfat kaynağıdır ve antioksidan aktivitede ve toksinlerin detoksifikasyonunda önemli bir rol oynar.

Glutatyon en bol ve önemli hücre içi antioksidandır.

-Eritrositlerdeki glutatyon, hücre içi Glutatyon durumunun, hücrelerin genel sağlığının ve toksik zorluklara dayanma yeteneğinin bir göstergesidir.

Glutatyon, ksenobiyotiklerin detoksifikasyonu, oksijen-reaktif türlerin uzaklaştırılması, hücrelerin redoks durumunun düzenlenmesi ve önemli protein sülfhidril gruplarının oksidatif durumu ve bağışıklık fonksiyonunun düzenlenmesi gibi birçok biyolojik süreçte rol oynar.

TOPLAM GLUTATYON SONUCUNUZUN ÇOK DÜŞÜK OLMASI NE ANLAMA GELIR?

Düşük GSH oksidatif strese katkıda bulunur ve bu nedenle birçok kronik hastalık için bir risk faktörüdür.

Eksiklik şunlara neden olabilir:

- oksidatif stres ve hasar,

- bozulmuş detoksifikasyon,

- değişmiş bağışıklık,

- makula dejenerasyonu

- ve kronik hastalık riskinin artması.

Düşük GSH seviyeleri bildirilmiştir:

- kardiyovasküler hastalık,

-kanser

-AIDS

-otizm

-alkolizm

- ve Alzhiemer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklar.

Ayrıca, aşağıdakiler gibi potansiyel toksik elementlerin kronik tutulması ile de ilişkilendirilmiştir:

-Merkür

-kurşun

-arsenik

-kadmiyum

-mangan

- ve demir,

- kimyasallar ve bazı ilaçların yanı sıra.

Hücre içi GSH biyosentezi ve hücre içi seviyeler koruyucu bir mekanizma olarak yukarı regüle edilebilir.

Glutatyon seviyeleri, yaşla birlikte doğal olarak ve ayrıca karaciğer hastalığı, uykusuzluk ve kronik stres gibi sağlık koşullarından dolayı azalma eğilimindedir.

Glutatyonumuzu yüksek tutmak önemli bu sebeple son yıllarda parenteral dediğimiz damar yolu ile glutatyon uygulamaları revaçta. Neden damardan sorusunun cevabı, barsakta emilimin bozuk olması olarak söylenebilir. Direk damardan verildiğinde kısa sürede parçalanarak kullanılacağı hücrelere ulaşır. 

Fonksiyonel tıp uygulamalarının vazgeçilmez uygulamalarından birisidir. Uzman ellerde güvenle kullanılabilir. 

 







Mevcut yazılı metin bilgilendirme amaçlıdır. Bilimsel verilerden elde edilmiş bilgilerdir. Konu hakkında uzman kişiler tarafından yönlendirilmeniz ve tedaviye yönelik işlemleri bir hekim kontrolünde uygulamanız veya uygulatmanız önerilir.Ankara ozon , ozon ankara , alternatif kanser tedavisi , dmso , integratif tıp , akupunktur , NAD, glutatyon, NAD+, bağıklık sistemi gençleştirme
BAĞIŞIKLIK YAŞLANIR MI?

    Bağışıklık ne yazık ki yaşlanır. Nasıl biz yaşlanıyorsak bağışıklık sistemimiz de yaşlanır. Bu yaşlanma çeşitli şekillerde olabilir, bağışıklık sistemi hücreleri yaşlanabildiği gibi, bağışıklık sistemimizde önemli hücreleri geliştiren lenf bezlerimiz de yaşlanır. Sonuç, bağışıklık sistemi yaşlanır.
    
    Doğal ve edinilmiş bağışıklık sistemimiz diye iki adet bağışıklık sistemimiz vardır. Şimdi bahsedeceğim konu edinilmiş bağışıklık. Edinilmiş bağışıklığın en önemli hücreleri T Lenfositlerdir. Bu  hücreler hafızayı, yardımcıları, katilleri ve baskılayıcıları ile bir takım gibidir. 

          T lenfositler kemik iliğinde üretildikten sonra timus bezinde farklılaşır ve sisteme geçer. Zamanla ve uyaranlarla (aşılar, geçirilen enfeksiyonlar, ilaçlar, takviyeler vb) üretimi artar, lenf bezlerinin de yaşlanması ile birlikte hasarlı hücre oranı artar. 

Bu durumda bağışıklık sistemimiz de bu hücrelerle birlikte yaşlanmış olur. 

Hasarlı, yaşlanmış bir bağışıklık sistemini güçlendirmeye çalışmak yanlış bir yaklaşım olacaktır. Önceliğimiz bağışıklık sistemini gençleştirmek, hasarları en aza indirmek olmalıdır. Ne yazık ki biz mevcut durumda bağışıklık sistemi güçlendiricileri ile bağışıklık sistemimizi daha fazla yormaktan başka bir şey yapmıyoruz. Pandeminin bize öğrettiği en iyi şeylerden birisi bence bu. 

Pandemide gördük ki bağışıklık sistemini güçlendirmek işe yaramıyor. Milyarlarca lira harcayarak pek çok ürün satın aldık ve kullandık. Ancak sonuç değişmedi. Yaşlı bağışıklık sistemleri bu savaşı kaybetti ya da büyük hasarla bu dönemi atlattı. Bağışıklık sistemini gençleştirmenin önemi bir kez daha ortaya çıktı.

Yapılan çalışmalar son dönemde yaptığımız pek çok uygulamanın aslında bağışıklık sistemini gençleştirdiğini gösterdi. Ozon tedavisi, glutatyon, C vitamini ve NAD bağışıklık sistemini gençleştirir, optimize eder. Şimdilerde bu yaklaşım en doğru yaklaşım gibi görünüyor.  Gelişmeler oldukça sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Şimdilik hoşça kalın. 

Dr.Levent KARAFAKI



Mevcut yazılı metin bilgilendirme amaçlıdır. Bilimsel verilerden elde edilmiş bilgilerdir. Konu hakkında uzman kişiler tarafından yönlendirilmeniz ve tedaviye yönelik işlemleri bir hekim kontrolünde uygulamanız veya uygulatmanız önerilir.Ankara ozon , ozon ankara , alternatif kanser tedavisi , dmso , integratif tıp , akupunktur , NAD, NAD+, bağışıklık sistemi gençleştirme. glutatyon

16 Ocak 2023 Pazartesi

BEYİN SİSİ

            Çağımızın vebası, teknolojinin bu kadar hızlı geliştiği dünyamızda karşımıza çıkan bir sürü soru işareti ve ünlem.

            Beyin sis, perimenapoz ve menapozun çok yaygın bir belirtisidir. Pek çok kadın beyinlerinin pamuk yünü gibi hissettiklerini söyler. Giderek daha unutkan olduğunuzu, anahtarlarınızı kaybettiğinizi, sonsuz yapılacaklar listeleri yazdığınızı ve bilgileri saklamakta zorlandığınızı fark etmiş olabilirsiniz. Bu durum iş yerinde çalışma hayatınızı zorlaştırabilir veya kitap okurken ya da televizyon izlerken dikkatinizi toplamakta zorlanabilirsiniz. Bu belirtiler o kadar şiddetli olabilir ki bunamaya başladığınızı bile düşünebilirsiniz. Hatta aile hikayeniz varsa Alzheimer testlerine de tabi tutulabilirsiniz. Neyse ki hormon replasman tedavileri beyin sisini iyileştirebilir.

ÖSTROJEN VE TESTERON BEYNİ NASIL ETKİLER?

            Ana kadın hormonlarından olan testeron ve östrojen bilişsel ve hafıza fonksiyonlarında önemli rollere sahiptir. Perimenapoz ve menapoz esnasında düşmeye başlayan hormon seviyeleri ile hafıze kaybı, odaklanma problemleri, kelime bulma zorlukları, çoklu düşünme bozulması ve kafa karışması gibi bilişsel semptomlar ortaya çıkabilir.

            Östrojen beyni uyarır, nöronların ateşlenmesini sağlar, yeni hücrelerin büyümesini destekler ve mevcut hücrelerin yeni bağlantılar oluşturmasına yardımcı olur. Östrojen seviyeleri orta yaşta düştüğünde, beyniniz de dahil olmak üzere tüm vücudunuz ani bir yoksunluk durumuna girer. Hücresel düzeyde, östrojen beyin hücrelerini ana yakıtı olan glukozu daha fazla kullanmaya zorlar. Çalışmalar menapoz sırasında beyin enerji seviyelerinde genel bir azalma olduğunu göstermiştir, bu da sıcak basmalarını, gece terlemelerini, anksiyeteyi, depresyonu ve beyin sisini ve bahsettiğimiz diğer bilişsel semptomların ortaya çıkmasını tetikleyebilir.

            Testesteron (yumurtalıklar tarafından da üretilir) beyindeki sinirleri güçlendirir ve zihinsel keskinlik ve berraklığın yanı sıra genel enerji seviyelerine de katkıda bulunur. Ayrıca beyine kan akışını sağlayan damarları da güçlendirerek, beyin hücrelerinin iyi çalışmasını sağlar.

SAĞLIKLI BİR DİYET

            Tükettiğimiz besinler ve hormon dengemiz arasında açık bağlantılar mevcuttur. Beyin dostu bir beslenmede yumurta, balık, fındık ve tohumlarda bulunan omega 3 ve omega 6 gibi çoklu doymamış yağ asitleri bakımından zengin bir diyettir. Bu beslenme şeklinde beynimiz bize teşekkür edecektir.

            Bir diğer unsur beynimiz için önemli olan antioksidan vitaminler olan, A, C ve E vitaminleridir. Beyin vücuttaki metabolik olarak en aktif organdır. Glikozu yaktığında, hücrelerimizin daha hızlı yaşlanmasını ve daha az verimli çalışmasını sağladıkları için beyin de dahil olmak üzere vücutta serbest radikal oluşumuna sebep olur. Diyetimizde antioksidanlar olması önemlidir, çünkü bu serbest radikalleri dengeleyebilir ve radikallerin hücrelere zarar vermesini engelleyebilir.

DÜZENLİ EGZERSİZ

            Düzenli egzersiz aynı zamanda beyin sağlığını da destekleyebilir. Zevk alınan bir aktivitenin yapılması önemlidir. Günlük yürüyüşler zindeliği artırır ve zihinsel ve duygusal rahatlama sağlar. Özellikle menapoz semptomları ile uğraşırken yeni bir beslenme ve egzersiz programına girmek zor olabilir. Önemli olan ise günlük rutininize soktuğunuz küçük değişiklikler olmalıdır.

UYKU KALİTESİ

            Perimenapoz ve menapozda uyku kalitesinde bozukluk ve uyku bozuklukları yaygın görülür. Çünkü beyin hormonları, östrojen ve progesteron olmadan uykuyu düzgün bir şekilde düzenleyemez. Uykuya dalmak veya uykuda kalmak için mücadele ediyorsanız veya gecenin ortasında uyanıyorsanız, derin uykunun bir kısmını kaçırma ihtimaliniz yüksektir. Derin uyku tüm toksinlerin giderildiği zamandır ve beyin sağlığı için çok önemlidir.

            Bu nedenle yatmadan önce ekran süresini kısıtlamak, yatak odasını serin, sessiz, karanlık ve konforlu tutmak uyku kalitesi için çok önemlidir.

            Daha iyi uyku enerji seviyelerinde artış, ruh halinde iyilik ve konsantrasyon artışına sebep olur. 


                                                                                                                Dr.Levent KARAFAKI


Mevcut yazılı metin bilgilendirme amaçlıdır. Bilimsel verilerden elde edilmiş bilgilerdir. Konu hakkında uzman kişiler tarafından yönlendirilmeniz ve tedaviye yönelik işlemleri bir hekim kontrolünde uygulamanız veya uygulatmanız önerilir.Ankara ozon , ozon ankara , alternatif kanser tedavisi , dmso , integratif tıp , akupunktur ,

1 Ekim 2022 Cumartesi

C VİTAMİNİ SERUMLARININ ETKİSİ

            Soğuk algınlığı hissettiğimizde C vitamini almaya başlarız. Peki C vitaminin pürüzsüz, parlak bir cilt oluşturabileceğini biliyor musunuz.? C vitamini özellikle cildine önem verenler için vazgeçilmezdir.

             C vitamini tablet veya damardan alınabileceği gibi cilde sürülerek de kullanılabilir. Herhangi bir eczane ya da kozmetik ürün satın aldığınız yerden temin edebilirsiniz. Muhtemel ürünlerin üzerinde sıkılaştırıcı, parlatıcı ve kollajen artırıcı gibi ifadeler bulabilirsiniz.

            C vitamini güçlü bir antioksidandır. Bu sebeple kollajen ve elastini parçalayan serbest radikallerin oluşumunu önlemeye yardımcı olur.

            Beslenme açısından konuşacak olursak. C vitamini çok önemlidir. Büyüme ve gelişme için gereklidir. Vücut dokularının onarılmasında çok önemlidir. Ayrıca vücutta oluşan ve kanser, kalp hastalığı ve romatizmal hastalıklar gibi kronik hastalıkların oluşmasına katkıda bulunan serbest radikallerle savaşta vazgeçilmez öneme sahiptir.

            Tüm meyve ve sebzeler C vitamini ihtiva eder. En çok kavun, portakal, çilek, patates, brokoli, yeşil biber ve brüksel lahanası gibi ürünlerde bulunur.



            C vitamini ciltte doğal olarak bulunur. Kollajen üretimini ve antioksidan seviyelerini artırır. E vitamini ile birlikte kullanıldığında cildi UV zararlarına karşı koruyabilir. Cilt bariyeri üzerine koruyucu etki sağlarken, cildin nemlenmesine yardımcı olur.

            Şimdiye kadar anlattığımız faydaları düşündüğümüzde devamlı portakal, kavun ve brokoli yemek isteyebiliriz. Ne yazık ki bunlar yetmez. C vitamininin ilgili hücrelere ulaşabilmesi için kan dolaşımının olması gerekmektedir. Özellikle cilt üzerine olan etkiler için cildin epidermis tabakasına kan damarları ile ulaşacaktır.

            Cilt üzerine etkiler konusunda cilde c vitamini topikal olarak da uygulanabilir. C vitamini serumları burada devreye girmektedir. C vitamini en iyi antioksidan etkisi ile yaşlanan ciltte serbest radikalleri nötrleştirdiği için iyidir diyebiliyorken kollajen ve elastin sentezini de artırabileceği söylenebilir.

            Ayrıca C vitamininin topikal kullanımı melazma ve lekelenmelerde de faydalı olabilir. Yapılan araştırmalar topikal kullanılan C vitaminlerinin fotoyaşlanma, hiperpigmentasyon, kırışıklık, sarkma, kuruluk ve cilt tonu düzensizlikleri konusunda etkili olabileceğini ve koruyucu etkilere sahip olduğunu gösteriyor.

            Cilt bakımı uygulamalarının olmazsa olmazı C vitamini serumlardır. Özellikle problemli ciltlerde mutlaka tercih edilmelidir.

            Peki hangi ürünler tercih edilebilir.

            C vitamini çeşitli formlarda olabilir, L-askorbik asit, askorbil-6-palmitat ve magnezyum askorbil fosfat olarak bulunabilir. E vitamini ile birlikte olan serumlar daha etkilidir.

            Topikal C vitamini yanı sıra oral alımla desteklendiğinde ve damardan prooksidan etkilieri ile birleştirildiğinde daha da iyi sonuçlar almak mümkündür.

            C vitamini güvenli ve genellikle iyi tolere edilen bir bileşendir. Tek risk bu ürünlerin içerisinde bulunan farklı bileşenlerin alerjik potansiyelleridir.

Daha fazla bilgi...

                   



Mevcut yazılı metin bilgilendirme amaçlıdır. Bilimsel verilerden elde edilmiş bilgilerdir. Konu hakkında uzman kişiler tarafından yönlendirilmeniz ve tedaviye yönelik işlemleri bir hekim kontrolünde uygulamanız veya uygulatmanız önerilir.Ankara ozon , ozon ankara , alternatif kanser tedavisi , dmso , integratif tıp , akupunktur ,

5 Kasım 2020 Perşembe

GLUTATYON ÇAĞIMIZIN MUCİZE TEDAVİLERİNDEN BİRİSİ

  
            Glutatyon, sistein amino asidi, glutamat ve glisinden oluşan bir antioksidandır. Hemen hemen tüm hücrelerimizde glutatyon mevcut olmakla birlikte bu antioksidan karaciğerimiz, pankreasımız, dalak ve gözlerimizde yoğunlaşmıştır. Yaşlandıkça glutatyon düzeylerimiz azalır. Dışarıdan glutatyon almak yaşın neden olduğu azaltılmış glutatyon düzeylerini dengeleyebilir. Ayrıca glutatyon takviyeleri ağızdan veya nebülizatör yoluyla da alabilirsiniz. Glutatyon enjeksiyonu ile ilgili bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.

        Glutatyon öncelikli protein yüzeyindeki sistein düzeylerini düşürmekle sorumludur ve vücudumuzu serbest radikal hasarından korumaya yardımcı olur. Glutatyon ayrıca DNA sentezinde ve onarımında yardımcı olur.

           
       Glutatyon C ve E vitaminlerinin geri dönüşümünü kolaylaştırır. İntravenöz glutatyon böbreklerimizde platin oluşumunu engeller. Aminoasitleri taşımaya yardımcı olur vücudumuzda ağır metaller gibi toksik bileşiklerin temizlenmesinde hayati rol oynar. Vücudun detoksifikasyonuna yardımcı olarak, kanser gelişme riskinde azalmaya sebep olur. Glutatyon malign hücre oluşumunu engelleyerek kanserle savaşır, kanser olmayan hücreleri de korur. Glutatyon vücudun yaşlanma sürecini yavaşlatır.


            Eksikliğinde kırmızı kan hücreleri kolay parçalanır ve beyaz kan hücrelerinin işlevlerinde bozulmalar olur. Sinir sisteminde eksikliğinde tremor ve seğirme gibi sinirsel sistemi bozuklukları olabilir.

            Kullanıldığı rahatsızlıklar;
           - Sperm kalitesi artırma,
           - Zihinsel fonksiyonların korunması,
           - Cilt sağlığı ve korunması
           - 


Sutton, Jeffrey. The Master Antioxidant Glutathione . Unknown. Kindle Edition. 

     KAYNAKÇA:
* https://www.livestrong.com/article/442372-glutathione-injection-symptoms-and-side-effects
* Hum Reprod. 1994 Nov;9(11):2044-50. Glutathione treatment of dyspermia: effect on the lipoperoxidation process. Lenzi A1, Picardo M, Gandini L, Lombardo F, Terminali O, Passi S, Dondero F.


Mevcut yazılı metin bilgilendirme amaçlıdır. Bilimsel verilerden elde edilmiş bilgilerdir. Konu hakkında uzman kişiler tarafından yönlendirilmeniz ve tedaviye yönelik işlemleri bir hekim kontrolünde uygulamanız veya uygulatmanız önerilir.Ankara ozon , ozon ankara , alternatif kanser tedavisi , dmso , integratif tıp , akupunktur , mega doz vitamin c , yüksek doz vitamin c, glutatyon tedavisi ,

28 Aralık 2017 Perşembe

Ozone Safe, Effective for Knee Osteoarthritis Pain

Intra-articular ozone may provide pain relief, functional improvement, and gains in quality of life (QoL) in patients with knee osteoarthritis (OA), according to a study recently published in PLoS One.1

The intervention, which was conducted by a team of Brazilian researchers affiliated with the Sao Paulo Federal University in Brazil, was shown to be safe and effective. “Although many clinical series reports have been accomplished, no randomized, double-blind, placebo-controlled clinical trial had been accomplished until now,” said lead investigator Carlos César Lopes de Jesus, MD, in an interview with Clinical Pain Advisor.

A total of 98 patients with symptomatic knee OA were enrolled in the trial and randomly assigned to receive intra-articular injections of ozone (20 μg/mL; n=63), or air (10 mL; n=35) once weekly for 8 weeks. Efficacy measures included the Visual Analogue Scale (VAS); Lequesne Index, in which patients with knee OA rate pain and function on a 0 to 24-point scale; Timed Up and Go Test, which evaluates balance and fall risk; SF-36 Health Survey Instrument, which evaluates QoL on a scale of 0 to 100 (0 =worst health); Western Ontario and McMaster Universities Osteoarthritis Index (WOMAC); and the Geriatric Pain Measure (GPM).


After 8 weeks of treatment, statistically significant differences favoring ozone were seen in several efficacy measures. A significant reduction in pain as measured by VAS, GPM, and WOMAC scores was seen in the ozone group compared with the placebo group (P <.001). Differences in WOMAC scores, particularly toward the end of the treatment course, also indicated a significant improvement in joint stiffness and engagement in physical activities (P <.001). Lequesne Index measures also indicated a significant reduction in pain and improvement in function (P < .001), and QoL in relation to function, pain, and general physical and mental health was also statistically superior in the ozone group compared with the placebo group (P <.001). No significant differences were observed between groups in relation to the Timed Up and Go Test.

The study investigators reminded clinicians that symptomatic knee OA affects more than 9.3 million US adults and is a leading cause of disability. Agents to slow progression are lacking. Ozone therapy has been used as an alternative therapy in some chronic conditions such as rheumatic and osteoarthritic disease.

“In my opinion, ozone injections are more effective than the use of corticosteroids and nonsteroidal anti-inflammatory agents [NSAIDs] for the treatment of knee OA,” said Dr Lopes de Jesus. He explained that ozone has a significantly broader mechanism of action than NSAIDs and corticosteroids, providing anti-inflammatory and antioxidant effects and the ability to deter antalgic gait.2 “Ozone activates the cellular metabolism, reduces prostaglandin synthesis, makes the redox system function properly by reducing oxidative stress through induction of the synthesis of antioxidant enzymes, and ameliorates tissue oxygen supply through hemorheologic action, vasodilatation, and angiogenic stimulation.“ Dr Lopes de Jesus added that ozone has been reported to have a restorative effect once it mobilizes bone marrow, mesenchymal, and endothelial stem cells, but no study had demonstrated this until now.

Puncture accidents, which occurred in 2 patients in the placebo group and 1 in the ozone group, were the only reported adverse events in this study. Adverse events are rare and comprise acute and transitory pain in the knee at the moment of ozone application, said Dr Lopes de Jesus.

The investigators concluded that their results are encouraging and warrant further study.

Summary and Clinical Applicability


The value of intra-articular ozone for pain relief and functional improvement in patients with knee osteoarthritis was confirmed in a randomized double-blind placebo-controlled clinical trial.

Limitations and Disclosures


According to Dr Lopes de Jesus, the main limitation of the current study was the lack of imaging examination control to evaluate the impact of treatment.

http://www.clinicalpainadvisor.com/arthritis/intra-articular-ozone-injections-shown-to-be-beneficial-for-knee-oa-pain/article/684149/



Mevcut yazılı metin bilgilendirme amaçlıdır. Bilimsel verilerden elde edilmiş bilgilerdir. Konu hakkında uzman kişiler tarafından yönlendirilmeniz ve tedaviye yönelik işlemleri bir hekim kontrolünde uygulamanız veya uygulatmanız önerilir. Ankara ozon , ozon ankara , alternatif kanser tedavisi , dmso , integratif tıp , akupunktur , biorezonans. 

16 Ocak 2017 Pazartesi

Could a chicory compound reduce Alzheimer's-related memory loss?

Memory loss is a key characteristic of Alzheimer's disease, which is a condition that affects more than 5.4 million people in the United States. In a new study, researchers report that a compound called chicoric acid, naturally present in chicory, may be effective in reducing Alzheimer's-related memory loss.

Researchers suggest that a compound found in chicory has the potential to reduce memory loss associated with Alzheimer's disease.
The study, recently published in The FASEB Journal, reveals that mice treated with chicoric acid displayed better memory in behavioral tests than rodents that did not receive the compound.
While further research is needed, study co-author Xuebo Liu, Ph.D., of the College of Food Science and Engineering at Northwest A&F University in China, and colleagues say that it is possible for chicoric acid to help maintain memory in patients with Alzheimer's and other neurodegenerative conditions.
Alzheimer's disease is the most common form of dementia, accounting for approximately 60-80 percent of all cases. It is estimated that every 66 seconds, somebody in the U.S. develops Alzheimer's disease, and it is currently the sixth leading cause of death in the country.
One of the earliest signs of Alzheimer's disease is memory loss. It is often mild in the early stages of the disease, with individuals potentially having problems recalling recent events, for example. In the later stages, a person may not recognize familiar faces, recall the names of loved ones, or recognize once familiar surroundings.
There is currently no way to halt Alzheimer's-related memory loss, though there are medications that might help to reduce its severity for a limited time. For example, cholinesterase inhibitors delay the worsening of memory and other cognitive symptoms for approximately 6-12 months in around 50 percent of patients who use them.
Now, Liu and colleagues suggest that chicoric acid has the potential to offer a more natural strategy to reduce memory impairment.

Assessing the effects of chicoric acid on memory in mice

Chicoric acid, also referred to as cichoric acid, is a chemical compound found in at least 63 types of plants and vegetables, including chicory, lettuce, and basil.
Previous studies have shown that chicoric acid has antioxidant properties, meaning that it can reduce or even prevent some types of cell damage caused by oxidative stress.
For their study, Liu and team set out to investigate whether chicoric acid might protect against memory impairment induced by lipopolysaccharides (LPS). These are molecules that have been linked to brain cell damage through oxidative stress and neuroinflammation.
The team used three groups of mice to reach their findings. One group was treated with LPS, one was treated with both LPS and chicoric acid, and one was a control group.
The memory and learning abilities of all groups were tested using two behavioral tests: the Y-maze, which assesses rodents' willingness to explore new surroundings, and the Morris water maze, which tests rodents' ability to recall and navigate their surroundings.

Chicoric acid 'a plausible therapeutic intervention' for Alzheimer's

The researchers found that mice treated with LPS took longer to complete the mazes than mice treated with both LPS and chicoric acid, suggesting that chicoric acid can reduce LPS-induced memory impairment.
The study also revealed that chicoric acid decreased the buildup of beta-amyloid proteins induced by LPS treatment. Beta-amyloid proteins are known to form "plaques" in brain cells that are considered a precursor to Alzheimer's.
Furthermore, the team found that chicoric acid reduced neuroinflammation triggered by treatment with LPS in both mouse brains and microglial cells.
According to the researchers, these results suggest that chicoric acid could be a "plausible therapeutic intervention for neuroinflammation-related diseases such as Alzheimer's disease."
While the current results are promising, further research is needed to determine the effects that chicoric acid may have on memory impairment for patients with Alzheimer's.


Mevcut yazılı metin bilgilendirme amaçlıdır. Bilimsel verilerden elde edilmiş bilgilerdir. Konu hakkında uzman kişiler tarafından yönlendirilmeniz ve tedaviye yönelik işlemleri bir hekim kontrolünde uygulamanız veya uygulatmanız önerilir.Ankara ozon , ozon ankara , alternatif kanser tedavisi , dmso , integratif tıp , akupunktur ,

Renoprotective Effects of Megadose Vitamin C on cisplatin-induced kidney injury


Renoprotective effects of megadose vitamin C on cisplatin-induced kidney injury

 Supa Sithanukul1 Chollada Buranakarl1* Chutamas Benjanirut1 Anudep Rungsipipat2


ABSTRACT

     Cisplatin (CDDP)-induced nephrotoxicity is mediated via oxidative stress and may be alleviated using antioxidant activity. Although megadose of vitamin C may cause oxalate nephropathy and apoptosis, the antioxidant effect of vitamin C may be beneficial when given along with CDDP. The objective of this study was to investigate the renoprotective effects of megadose vitamin C on rats receiving CDDP. Rats were divided into 4 groups: group 1, control rats (CONT); group 2, vitamin C-treated rats (VIT C); group 3, CDDP-treated rats (CDDP) and group 4, CDDP + vitamin C-treated rats (CDDP + VIT C). Vitamin C (1000 mg/kg) was given intravenously to the VIT C and CDDP + VIT C groups while CDDP (6 mg/kg) was injected intraperitoneally into the CDDP and CDDP + VIT C groups. Renal function, oxidative stress, apoptosis and histopathology were investigated. At 5 days after injection, CDDP caused renal impairment as shown by significant increases in plasma concentrations of creatinine (PCr), urea nitrogen (PUN), urinary excretion of electrolytes (Na+, K+ and Cl-) and protein. Plasma malondialdehyde (P-MDA) and urinary MDA and creatinine ratio (U-MDA/Cr) were also increased. Kidney PCR products of antiapoptosis/proapoptosis (Bcl-2/Bax) were reduced by CDDP while histopathologic results showed severe massive tubular necrosis. Giving megadose vitamin C along with CDDP showed improvement on all renal function parameters and oxidative stress parameters except proteinuria. The vitamin C caused improvement on tubular cell lesions, but did not alter the Bcl-2/Bax level. It is concluded that megadose vitamin C can provide protection against CDDP-induced kidney injury by antioxidant activity.


Mevcut yazılı metin bilgilendirme amaçlıdır. Bilimsel verilerden elde edilmiş bilgilerdir. Konu hakkında uzman kişiler tarafından yönlendirilmeniz ve tedaviye yönelik işlemleri bir hekim kontrolünde uygulamanız veya uygulatmanız önerilir.Ankara ozon , ozon ankara , alternatif kanser tedavisi , dmso , integratif tıp , akupunktur, şelasyon, megadoz vitamin c, yüksek doz vitamin c.

20 Temmuz 2016 Çarşamba

Compounds of Natural Origin and Acupuncture for the Treatment of Diseases Caused by Estrogen Deficiency

Östrojen Eksikliği Sebebi İle Ortaya Çıkan Rahatsızlıkların Doğal İçerikli Ürünler ve Akupunkturla Tedavisi

A predominant number of diseases affecting women are related to female hormones. In most of the cases, these diseases are reported to be associated with menstrual problems. These diseases affect female reproductive organs such as the breast, uterus, and ovaries. Estrogen is the main hormone responsible for the menstrual cycle, so irregular menstruation is primarily due to a disturbance in estrogen levels. Estrogen imbalance leads to various pathological conditions in premenopausal women, such as endometriosis, breast cancer, colorectal cancer, prostate cancer, poly cysts, intrahepatic cholestasis of pregnancy, osteoporosis, cardiovascular diseases, obesity, etc. In this review, we discuss common drug targets and therapeutic strategies, including acupuncture and compounds of natural origin, for the treatment of diseases caused by estrogen deficiency.



Mevcut yazılı metin bilgilendirme amaçlıdır. Bilimsel verilerden elde edilmiş bilgilerdir. Konu hakkında uzman kişiler tarafından yönlendirilmeniz ve tedaviye yönelik işlemleri bir hekim kontrolünde uygulamanız veya uygulatmanız önerilir.Ankara ozon , ozon ankara , alternatif kanser tedavisi , dmso , integratif tıp , akupunktur ,

18 Mart 2016 Cuma

2016 Ozon Yayınları

1. Ozonotherapy as an efficient component of the combined treatment of the patients presenting with bacterial vaginosis,

AuthorYarustovskaya, O. V.
Kulikov, A. G.Shtro, L. P.
AbstractThe objective of the present study was to evaluate the effectiveness of the combined treatment of the patients suffering from bacterial vaginosis using various methods of ozone therapy. The comprehensive clinical and laboratory examination and treatment involved 102 patients of the child-bearing age divided into 3 groups, matched for the age and the main clinical manifestations of the disease. All the patients comprising group IlIl received basic therapy alone while the treatment of the patients of group I consisted of local ozone therapy and that of the patients of group 11 of the combination of local and general ozone therapy. The study has demonstrated the enhanced effectiveness of the combined local and general ozone therapy compared with the two other modalities and the feasibility of its application for the treatment of the patients presenting with bacterial vaginosis.

2. Thunderclap Headache Caused by an Inadvertent Epidural Puncture During Oxygen-ozone Therapy for Patient with Cervical Disc Herniation,

AuthorLiu Hui, Wang Yong, An Jian-Xiong, Williams John P., Cope Doris K.







http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26879031



Mevcut yazılı metin bilgilendirme amaçlıdır. Bilimsel verilerden elde edilmiş bilgilerdir. Konu hakkında uzman kişiler tarafından yönlendirilmeniz ve tedaviye yönelik işlemleri bir hekim kontrolünde uygulamanız veya uygulatmanız önerilir.Ankara ozon , ozon ankara , alternatif kanser tedavisi , dmso , integratif tıp , akupunktur ,

13 Şubat 2016 Cumartesi

GLUTATYON TEDAVİSİ

Türkiye'de ilklere imza atan Dr.Levent KARAFAKI uzun yıllardan beri glutatyon tedavisi ile de uğraşmaktadır. Çok güçlü bir antioksidan olan glutatyon karaciğer hasarlarının tedavisinde ve parkinson hastalığında güvenle kullanılabilmektedir. 


Mevcut yazılı metin bilgilendirme amaçlıdır. Bilimsel verilerden elde edilmiş bilgilerdir. Konu hakkında uzman kişiler tarafından yönlendirilmeniz ve tedaviye yönelik işlemleri bir hekim kontrolünde uygulamanız veya uygulatmanız önerilir.Ankara ozon , ozon ankara , alternatif kanser tedavisi , dmso , integratif tıp , akupunktur ,

19 Aralık 2015 Cumartesi

Ozon 2015 ilk yarı yayınları

Antifungal action of ozone against Colletotrichum gloeosporioides and control of papaya anthracnose

Abstract

To elucidate the antifungal action and possible responses of ozone on the fungus, the effect of gaseous ozone on the germination of conidia of Colletotrichum gloeosporioides, anthracnose control in papaya and mitochondrial degradation in spores was studied. Ozone treatment appeared to suppress the growth of C. gloeosporioides in the in vivo study. Ozone also induced the generation of reactive oxygen species (ROS) in the fungal spores as shown by the oxidant-sensitive stain 2,7-dichlorodihydrofluorescein diacetate. Degradation of mitochondria in the spores was observed after 24 h of ozone treatment at 3.5 and 5.0 μL/L using transmission electron microscopy. Abnormalities in the ultrastructure of spores treated with 5.0 μL/L ozone included an increase in mitochondrial degradation, cytoplasmic disintegration and plasmolysis. These results suggest that mitochondria of the spores could be one of the mechanisms involved in the antifungal activity of ozone responses against C. gloeosporioides.

İlgili yayında ozon gazının mantarlar üzerine olan mitokondrial bozulma ve hücre sitoplazmasında bozulma 








Mevcut yazılı metin bilgilendirme amaçlıdır. Bilimsel verilerden elde edilmiş bilgilerdir. Konu hakkında uzman kişiler tarafından yönlendirilmeniz ve tedaviye yönelik işlemleri bir hekim kontrolünde uygulamanız veya uygulatmanız önerilir.Ankara ozon , ozon ankara , alternatif kanser tedavisi , dmso , integratif tıp , akupunktur ,

Intravenous Vitamin C (Ascorbic Acid) Infusion in Oncologic Treatment

Administering High-Dose Ascorbic Acid* by Injection in Cancer/Tumor Therapy

from Revisiting Vitamin C and Cancer by Neil H. Riordan PA-C, MS, Managing Director, ITL Clinic
Introduction by Healing Cancer Naturally © 2007
There seem to be a number of apparently permanent cancer cures effected or catalyzed by so-called alternative cancer treatments such as intravenous vitamin C infusion, of which the following report is an example: “[M]y Mother had breast cancer 34 years ago with multiple lymph node involvement. She had surgery and then IV laetrile and IV Vitamin C and has been free of breast cancer since.”
While such healings are wonderful and worthwhile reporting, we cannot be sure whether other factors didn’t play a decisive role as well. Conceivably, the cancer diagnosis in itself roused great determination and inner resources in the person concerned, leading to simple or multiple beneficial changes in their inner and outer circumstances and the way they lived their life on the physical, emotional, mental and spiritual plane.
Healing Cancer Naturally generally encourages its readers to go for a holistic approach, i.e. to aim to achieve healing - particularly of a permanent and “all-round” nature - by exploring and reestablishing health on all levels of human existence. You will find ample material and pointers to achieve just that on the several hundreds of pages of this site, particularly in Emotions & Cancer HealingEnergeticsNutritionHealing & Your Mind and Spirituality.
George Williams was 70 years old in 1986. That was the year he learned he had kidney cancer. The cancer had spread to his liver and the lymph nodes in his chest. His oncologist told him he could give him chemotherapy and radiation but it wouldn't likely help. The doctor suggested George get his affairs in order.
George had heard about the work of Linus Pauling and some Scottish doctors on the effects of megadoses of vitamin C on cancer. He then visited the only doctor in Wichita, Kansas who treated people with megadoses of vitamins, my father, Hugh Riordan, M.D. My father told George that he would give him injections of vitamin C but didn't know if it would help. George received 30 grams (30,000 milligrams) of vitamin C twice a week for six weeks. X-rays six weeks later showed a marked decrease in the size of the tumors. George continued the injections. Six months later there was no evidence of cancer. Mr. Williams lived a relatively healthy life for another 14 years and died a few years ago of congestive heart failure at the age of 84.
In the Fall of 1994, a 73 year-old farmer from Western Kansas was diagnosed with wide-spread non-Hodgkin's lymphoma. Biopsies and CT-scans showed he had cancer in all the lymph nodes from his chest up. He was treated with chemotherapy for 8 months resulting in a remission. In July, 1997 he began losing weight (30 lbs). He returned to his oncologist and a CT-scan at that time showed recurrence. He was placed on chemotherapy in September, 1997. In December, 1997 with no change in the cancer, his immune system was so depressed he developed a case of Shingles and the chemotherapy was stopped. I first saw this gentleman in March, 1998. He was given vitamin C injections 50 grams (50,000 millligrams) two times per week. Three months after beginning vitamin C therapy a CT-scan showed no evidence of cancer. Another CT-scan in February, 1999 was also clear and he was declared to be in complete remission by his oncologist.
Given the results seen clinically as described in the cases above, my father and I went on to perform research on the effects of vitamin C on the immune system and tumor cells. The two major conclusions coming from our research were 1) people with cancer require much more vitamin C than healthy people; and 2) vitamin C in high doses (given through the vein) can act similar to chemotherapy without the side effects. Our latest article was published in the British Journal of Cancer.
It's a good thing that neither my father nor George listened to the negative reports on vitamin C and cancer that came out of the Mayo Clinic several years before he began treatment. Those two clinical tests in Minnesota found the vitamin did not alter the course of disease and the notion was abandoned-it was essentially rejected as a cancer treatment at that time.
Two recent articles in the Canadian Medical Association Journal suggest the Mayo research was flawed and the scientists were biased against the use of "alternative" cancer treatments.
The author of one of the articles, Dr. John Hoffer, a professor of medicine at McGill University, says, "In 1971, even saying that vitamin C could be useful was so outlandish that a conversation would stop between scientists and physicians."
"What's changed now is ... a commitment on the part of agencies to study alternative cancer therapies."
Dr. Hoffer said his own speculation is the Mayo researchers "wanted a quick and decisive way to disprove the treatment."
In May of 1999, vitamin C researchers, including my father and I attended a closed-door research workshop in Montreal. There we began re-examining the methods used to test high-dose vitamin C against cancer. Dr. Hoffer attended the meeting, as did Dr. Mark Levine, a molecular scientist at the National Institutes of Health. One of the conclusions of the workshop was that the Mayo Clinic treatments were too short, and the vitamin C was given by mouth, not by injection. If given by mouth the vitamin is not as well absorbed and blood levels do not reach a concentration high enough to disable tumor cells.
Dr. Levine in the other Canadian Journal article wrote, "We should rigorously explore the anti-cancer effects of vitamin C, when administered intravenously at high doses, in patients with well-documented cancer."
We routinely give large doses of vitamin C to people with cancer at the ITL Clinic. In addition to its anti-tumor effects vitamin C has side "benefits," as opposed to adverse side effects seen with other cancer treatments. The side benefits include an increased sense of well-being, decreased pain, enhanced immune system and stronger collagen-the glue that prevents cancer cells from spreading.
Many people who come to our clinic are taking chemotherapy and/or radiation. We find that people tolerate these standard treatments much better when they also get high dose vitamin C. One patient comes to mind, Richard, a 54 year old businessman was diagnosed with stage IV colon cancer 5 years ago. He was put on chemotherapy and at the same time I started him on vitamin C infusions 2-3 times per week. He sailed through the chemotherapy without any symptoms. After 11 months of treatment he went on a two-week trip to Florida. He was able to get his chemotherapy from a doctor there, but not the vitamin C. By the end of the trip he was getting typical side effects from the chemotherapy-most prominently mouth and throat ulcers. One week after getting back on the vitamin C his ulcers healed. Richard remains alive and well today.
Also compare this anecdotal report on Vitamin C helping prevent negative radiation treatment symptoms.
Occasionally people who take vitamin C experience miraculous results, however it is not a cancer cure. As part of a comprehensive cancer treatment program vitamin C is a powerful tool to help people have stronger immune systems, an increased quality of life, and increased chances of surviving their disease.
"Twelve years ago, we used infusions of 30 grams of intravenous ascorbic acid, twice per week, and found that metastatic lesions in the LUNG and liver of a man with a primary renal cell carcinoma disappeared in a matter of weeks (1). At that time we believed IAA was useful for patients with cancer solely through two biological response modifier mechanisms: increased production of extracellular collagen ("walling off' the tumor as proposed by Cameron and Pauling) and enhancement of immune function. We subsequently reported a case of resolution of bone metastases in a patient with primary breast cancer (1A) using infusions of 100 grams, once or twice per week (2).
In a recent publication (3) we presented evidence that ascorbic acid and its salts (AA) could be more than biological response modifiers. We found that ascorbic acid is preferentially toxic to tumor cells suggesting that it could be useful as a chemotherapeutic agent. Preferential toxicity occurred in vitro in multiple tumor cell types. We also presented data suggesting that plasma concentrations of ascorbate required for killing tumor cells were achievable in humans. Others have described in vivo toxicity in multiple tumor types and animal models (4-8).

Addendum & caveat by Healing Cancer Naturally

1 Reportedly, megadoses of intravenous vitamin C will deplete copper so it's important to keep adequate levels of this mineral in the blood to avoid potentially serious consequences in people whose health is already strongly compromised.
2 Physician Dr. Riordan includes in his IV Vitamin C treatment protocol a test for a possible (although rare) G6PD (glucose-6-phosphate dehydrogenase) enzyme deficiency. If this enzyme (which is required for the integrity of red blood cell membranes) is lacking, vitamin C megadoses can induce hemolysis.
* Please note that the vitamin C referred to in the article is a man-made substance called ascorbic acid not fully identical with the vitamin C as found in natural foods. On the other hand, the vitamincfoundation.org quite convincingly argues to the contrary. You decide.

**http://www.healingcancernaturally.com/vitamin-c-cancer-therapy-cure.html sitesinden alınmıştır

Mevcut yazılı metin bilgilendirme amaçlıdır. Bilimsel verilerden elde edilmiş bilgilerdir. Konu hakkında uzman kişiler tarafından yönlendirilmeniz ve tedaviye yönelik işlemleri bir hekim kontrolünde uygulamanız veya uygulatmanız önerilir.Ankara ozon , ozon ankara , alternatif kanser tedavisi , dmso , integratif tıp , akupunktur ,